Günebakış: Mahalle Maçı Başladı

gunebakis_gazetesi

Trabzon’da bir dönemler sokak aralarında yapılan ve birçok yıldız futbolcunun doğmasına neden olan mahalle maçlarının konu alındığı, Trabzon futbolunu anlatan, Varol Uzlu’nun yönetmenliğini yaptığı, ‘5’te Haftayım, 10’da Biter’ adlı belgesel, Lara Sineması’nda gösterime girdi. 


Belgesel, sokak futboluyla gün yüzüne çıkan efsane futbolcuların hatıraları ve günümüz gençliğinin konuyla ilgili değerlendirmelerini konu alıyor. Yapım aşamasında iş dünyası ve siyasilerden maddi destek görmeyen belgeselin çekimleri yaklaşık bir buçuk yıl sürdü. 


‘Sayın Varol Uzlu, gösterime giren ‘5’te Haftayım, 10’da Biter’ adlı futbol belgeselini anlatırmısınız?
‘Eskiden benimde içinde bulunduğum, mahalle arası maçlar yapardık. İnsanlar bu maçlar ile sosyal aktivitelerini sağlarlardı. Geçmişte Trabzon’da, Türkiye’de sosyal hareketliliği sağlayan mahalle maçları kültürü vardı ve bu kültür, Trabzon’da çok daha yaygındı. Mahalle maçlarında insanlar arkadaş olur, dostluklar kurardı. Sokak aralarında oynadıkları futbolda yere düşen oyuncuların dizleri kanardı, ya da yere düşer bir tarafları şişerdi. Kavga ederlerdi ama maç bitiminde arkadaşlıkları sürer eve birlikte giderler, birlikte ailelerinden fırça yerlerdi. Pas atmadı diye birbirleriyle küs olurlardı ama ertesi gün hiçbir şey yokmuş gibi yine beraber top koştururlardı. 
Mahallenin yaşlı kadınları, toprak sahada oynanan takımlar arası maçları izleyemeseler de bu sokak arasında oynanan maçları ilgiyle izlerdi. O dönemde televizyon ve internet kültürü olmadığı için mahalle maçı insanlar arasında bir yaşam şekli haline gelmişti. Ben de efsanelerin yetiştiği o sokak aralarındaki maçları, yaşananları, günümüz gençliğine hatırlatmak için bu belgeseli hazırladım.”

 ‘Belgeselde insanlara ne vermeyi amaçladınız?
Şimdilerde sokakların boş olduğuna, çocukların internet kafelerde sanal dünyanın bireysel oyunlarıyla kendini tatmin ettiğine dikkat çeken Uzlu, “Çocuklarımızın, ruhunun bozulmuş olması ve bu ruhu yeniden canlandırmak için geçmişteki bu temizliği ve saflığı şimdiki gençliğe de verebilmek ve onlarında bunu yaşamasını istediğimden bu belgeseli çektim. Arkadaşı olmayan, konuşmayı, oynamayı, oturmayı bilmeyen asosyal bir gençlik yetişiyor” diyor.


Bu belgeselde iki farklı kuşağı karşılaştırmak istediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Şimdiki kadar imkânlar güçlü değildi. Tek bir çeşit bisküvi, tek bir çeşit pasta, tek bir çeşit kara lastik, tek bir çeşit plastik top vardı. Küçük bir sakız, çocuğu mutlu etmeye yeter ve artardı. Bu imkansızlıklara rağmen insanlar mutlu olabiliyor, şehirden yıldız yetişiyor, yıldızlar mahalle maçlarında parlıyordu. Şehir ve kasabalar adeta bir yıldız tarlasıydı. Şimdi bu kadar güçlü altyapılara rağmen bir yıldız yetişmiyor.
Belgeselde en çok insanların ilgisini çeken ve eleştirdikleri ne oldu?


İnsanların isme çok takıldıklarını söyleyen Uzlu, ‘O dönemlerde yaşayan insanlarımızın akıllarına, yaptıkları maçlar geliyor ve bu isimden dolayı belgesel çok ilgi görüyor. Vizyonda birçok film varken Trabzon halkının belgeseli tercih etmesi, beni çok duygulandırıyor ve onurlandırıyor. Şehrin üst kademesinden göremediğim desteği onlardan görmek ayrı bir onur. Aldığım maillerde, görsel aktiviteleri biraz daha fazla tutmam ve konuşmaların kısa olması yönünde oldu. Fakat bunu yapmak zorundaydım, elimdeki görsel aktiviteler oldukça kısıtlıydı. Belgeselin son sahneleri seyreden birçok insanı duygulandırdığını gördüm. Arkadaşlarımız, belgeselin kendilerini o dönemin saflığına sürüklediğini söylediler. İşte bu düşünceden hareketle bu belgeseli hazırladım ve bundan sonraki çalışmam film tarzı olacak’ diyerek söyleşiyi tamamladı.


Belgesel ismini nerden almış?

Varol Uzlu, belgeselin adını mahalle maçlarında oyuncuların, oyuna başlamadan önce maçın ne zaman biteceğini belirlemek için kullandıkları ‘5’te haftayım, 10’da biter’ deyiminden almış. Belgeselin ismini de bundan esinlenerek koymuş. ‘Haftayım’ kelimesi, devre anlamında kullanılıyor ve 10. golü atan takım, maçı kazanıyor. Trabzonspor’un efsane futbolcularının hatıralarına da yer verildiği 41 dakikalık belgesel, 21 Ağustos’ta gösterime girdi ve 4 Eylül’le kadar Sinema Lara’da gösterimde kalacak. Belgeselde; Faruk Nafiz Özak, Ahmet Suat Özyazıcı, Özkan Sümer, Ali Kemal Denizci, Hami Mandıralı, Mehmet Atalay, Volkan Canalioğlu, Osman Türk, Adnan Demir, Köksal Mesci ve Orhan Çavuşoğlu’nun anıları ve anlatımları yer alıyor.


Belgesel Hoolywood ve Türk filmlerini geride bıraktı
Lara Sinama’sı Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Diler, insanların fındıkta ve tatilde olmalarına rağmen belgesele ilginin büyük olduğunu söyleyerek, ‘Beş günde, belgeseli 3 bin 507 kişi izledi. Bu rakamı Amerikan filmlerinde yakalayamadık. Bu ilgiyi açıkça beklemiyordum. Trabzon futbolunu anlatan bu belgeselin insanlar tarafından ilgi görüp, bu rakama ulaşması, şehrin futbola verdiği değeri ve duyulan ihtiyacı gösterir. Sinemalara filmler, ithalatçı firmadan gelir. Ve bu program doğrultusunda filmleri oynatırız. Sayın Varol Uzlu, bize belgesel için geldiğinde tereddütlerimiz oldu ama belgeseli seyrettikten sonra düşüncelerimiz hemen değişti ve belgeseli programa dahil ederek, vizyona aldık. Şimdi gidişattan hem biz, hem o çok memnun’ diye konuştu.